e
sv

ABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile Oyunu

ABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile Oyunu
avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

ABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile Oyunu. İsviçreli tarihçi Dr. Daniele Ganser’ın da dediği gibi; ABD Suriye‘deki diktatörü devirmek için Suudi Arabistan diktatörüyle anlaşma yapıyor. İşte ABD’nin dünyayı nasıl uyuttuğunun en açık resmi. Dünya ülkeleri ile “Biz demokrasiyi götürüyoruz” diyerek resmen dalga geçiyor. Kimileri gerçeğin farkında fakat; elinden bir şey gelmiyor olsa da, uykuda olanların sayısı da az değil. ABD’li bir siyasetçi, ABD’nin neden Türkiye’yi İran’a kırdırmak istediğini açıkladı.

ABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile OyunuABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile Oyunu

Yunanistan’ın Stochos gazetesinde ifşa olan CIA’in “çok gizli” ibareli raporunda neler yazıyor? Türkiye’de ABD karşıtlığı tavan yaptı. Peki ABD’de Türk düşmanlığı ne durumda? ABD Türkiye’nin hangi şehrini bağımsız bir devlet haline getirmek istiyor? Afganistan’da terör örgütü kurdukları itiraf eden ABD’li üst düzey yetkili kimdi? Türkiye yetmiş yıldır ABD ile kol kola. Yıllarca çok iyi ilişkilere sahip oldu ya da öyle göründü. Fakat ortada bir sıkıntı vardı.

Türkiye ne zaman özüne dönse, kendi başına hareket etse ABD rahatsız oldu. Her seferinde içine sızdığı orduyla Türkiye’yi istediği şekle koydu. Türkiye’deki darbeleri yaptırdıklarını açıkça söylemekten bile çekinmediler. Kıbrıs’ta ilk kez ciddi anlamda ABD ile ilişkiler sıkıntıya girse de en büyük sıkıntı son 10 yıldır yaşananlar. Çünkü bu sefer ABD Türkiye’nin resmen dibini oyuyor, kuyusunu kazıyor. ABD İsrail ile birlikte en az kırk yıldır Türkiye’de, İran, Suriye ve Irak‘ta bir Kürt devleti kurmak. Bu dört ülkeyi de parçalayıp zayıflatmak istiyor.

Şu anki sıkıntıların tamamı bununla alakalıdır. ABD ile Türkiye her ne kadar müttefik olsalar da temelde aynı fiyattan, aynı ırktan ya da aynı dinden olmadıkları için bir yerde iplerin kopacağı kaçınılmazdı. Şu an yaşananların sebebi de budur. Sıkıntı Türkiye’nin artık kukla olmak istememesi, artık asıl olmak istemesi. Daha önce Türkiye sadece bir kez, o da Kıbrıs meselesinde, ABD’ye başkaldırdı. Şimdi ABD’liler buna alışık değil ve bundan oldukça rahatsızlar. Eskisi gibi Nato’daki emirleri yerine getiren, ses çıkarmayan, gerektiğinde İsrail’e göre ikinci statüdeki silahları alan bir Türkiye hayal ediyorlar.

ABD Irak’a girecekti Ve Türkiye izin verirse özellikle İncirlik Üssü nedeniyle ABD çok daha düşük maliyetle ve güvenle Türkiye’ye komşu olan Irak’a havadan karadan istediği gibi girebilecekti.

Ama Türkiye Büyük Millet Meclisi ABD’ye resmen tokat attı. Buna izin vermedi. ABD bunu kolay hazmedemedi. Zaten çok kısa bir süre içinde meşhur çuval hadisesi meydana geldi. Türk askerinin başına Irak’ta çuval geçirerek Dünya önünde küçük düşürüp 1 Mart’ın intikamını almaya çalıştılar. Ardından eski ABD Dışişleri Bakanı Rice 22 devletin sınırlarında değişiklik yapılacağını söylemesiyle planlar daha somut hale geldi.

Bu devletlerden biri de Türkiye idi. Türkiye’nin de içinde bir devletçik kurmak öngörülüyordu.

Bu sözlerden sonra 10 yıldan fazla zaman geçti. Gerçekten de bölgede Libya, Sudan, Irak, Suriye gibi birçok devletin sınırları değişti ya da değişmek üzere. En büyük lokmaysa Türkiye. Sonra İran. En büyük lokma her zaman sona saklanır. ABD Suriye’yi rahat rahat ameliyat ederken hiç beklemedikleri bir tepki ile karşılaştılar. Türkiye bu ameliyatın sonucunu görüyordu çünkü. Bacağı kesilen bir insanın kalbinin tepki vermemesi mümkün mü? Türkiye çok iyi biliyordu ki Suriye’nin parçalanması Türkiye’nin de parçalanmasının provasıydı. Kaderler aynıydı. Türkiye canhıraş bir şekilde Suriye’ye daldı ve ABD’nin 40 yıllık planlarını altüst etmeye başladı.

Suriye’deki devletçiliğin bir kolunu kopardı Türkiye. Akdeniz ile bağlantısını kesti. Şimdi bu terör oluşumunun kalbine mızrak saplamak istiyor Fırat’ın doğusuna girerek. Bunu görmemek saflık olur. Suriye’den sonrası Türkiye. Ameliyat masasına bizi yatıracaklar. Biz düşmanı önden karşıladık. Türkiye bunu yapınca ABD 15 Temmuz’da Türkiye’yi durdurmak istedi. ABD’nin en büyük hedefi Türkiye’yi diz çöktürmek. Bunun için sokakları karıştırmak, darbe yapmak gibi enstrümanları var. En son yeni bir koz bozdular. EKONOMİ!

Türkiye’nin nispeten zayıf ekonomisine sadece küçük bir ayar vererek altüst etmeye başladılar. Zaten üretimde sıkıntı yaşayan Türk ekonomisi, bu dalgalara daha fazla dayanmamaya başladı. ABD ajanları memlekete cirit atıyor. Nereden, ne zaman, nasıl bir darbeyle yenilecek tahmin etmek bile güçleşiyor. ABD daha önce sürekli Türk ordusu üzerinde etki sağlayarak istediklerini yaptırıyordu. Günümüzde Türkiye’de birçok gazetecinin, bürokratın, siyasetçinin veya herhangi bir meslekten insanlarını ABD adına çalıştığı, ABD’li yetkililere bilgi aktardığı iddiası var.

Bu ülkemiz için en vahim durumlardan biridir.

ABD’nin Türkiye’yi parçalama planları ile ilgili yüzlerce haber, makale ve rapor yayımlandı. Özellikle tüm Batı ülkelerinde Türkiye’nin parçalanmış haritaları servis ediliyor. Yunanistan’ın Stochos gazetesinde ABD istihbaratının “çok gizli” ibareli bir Türkiye raporu yayımlandı ABD Dışişleri Bakanlığı için uzun vadeli politikalarını belirleyen, istihbarat ve analiz bölümü çok gizli damgalı bir raporu Yunanistan‘da yayımlayan Stochos gazetesi tarafından ortaya çıkarıldı. “INR” diye adlandırılan istihbarat ve analiz bürosunun CIA ile ortak olarak hazırladığı belirtilen çalışmada… Türkiye’nin Kürt sorununu (!) çözmesi için federasyon öneriliyordu. Ayrıca İstanbul’un Türkiye’den kopartılıp ayrı bir ülke haline getirilmesi anlatılıyordu. “Türkiye Yugoslavya‘dan sonra parçalanacak ülkedir” denilerek İstanbul’un başkenti olmamasının bir avantaj olduğunu, buranın Türkiye’den kopartılıp dünya’nın en iyi finans merkezlerinden biri haline getirilmesi planlanıyordu.

Federasyonlaştırılmış bir Türkiye’de uluslararası 10 milyonluk İstanbul Federasyonu’nun çok etkili bir konumda olacağı öngörülüyordu. Başlıksa: “Türkiye bölgesel büyük güç rolünü oynamaması için federasyonlaştırılacak.” Türkiye’nin parçalanmasında kandırılacak en büyük grup olarak Kürtler gösteriliyor. ABD 1965 yılında Türkiye, İran, Irak toprakları üzerinde bir federe Kürt devleti kurulmasını ve bu federe devletin Türkiye’ye bağlanmasını teklif etmişti.

Yani ta 60 yıl önceden planlanmış tüyler ürpertici bir durum. Şu an ABD’nin PYD’ye verdiği açık destekten ötürü Türkiye’de ABD karşıtlığı inanılmaz yükseldi. Neredeyse İran ile yarışıyor bu konuda. Peki ABD tarafında durum nedir? ABD’de çalışan Türk gazeteciler de, ilginçtir, ABD’lilerin şu günlerde Türkiye’ye inanılmaz kızgın olduğunu yazıp çiziyor. Amerikalılarda Türkiye düşmanlığı tarihinin en yüksek zirvesine görmüş durumda. Bu vahim bir tablo. Fakat onlar göstere göstere Türkiye’ye düşman örgütlere yardım ediyor.

Onların Türkiye’ye kızgın olması tamamen meydanın yapmış olduğu algı ile alakalı.

Bir Amerikalının bir Türk’e düşman olması mantıklı açıklara göre durumu yok. Çünkü binlerce kilometre ötemizde bir devlet. Hatta yıllardır müttefikimiz. Özellikle evangelist çevrelerin Türkiye’yi Suriye’nin parçalanması engelleyip İsrail’in büyük planlarını ters yüz etmesi sebebiyle ABD’lileri Türkiye’ye karşı dolduruşa getirdi gösterilmektedir. Türkiye ile ABD arasında bir gönül köprüsü yok maalesef.

Zaten zayıftı, iyice koptu. Son zamanlarda özellikle Türkiye’nin Suriye sınırına yığınak yapması ve saldırmasıyla ABD’deki tüm gazeteler Türkiye aleyhine yazılar yazmaya başladı . Kürtleri katledecek algısı kemikleşmiş bir biçimde güçlendirildi. ABD’li senatör Twitter’da “Türkiye bizim dostumuz değildir” hashtagı paylaştı ve kısa sürede on binlerce kişi bunu paylaştı. Dünyada Türkiye’yi en çok parçalamak isteyen ve ciddi planlar yapan ABD’li, İsrailli evangelistler ve global kapitalistler. ABD parçalayıp, bölüp, sonradan istediği gibi bu ülkeleri yönetiyor.

ABD’nin Ortadoğu’da bu kadar kaos çıkarmasının en büyük sebeplerinden birisi de maddi gelir elde etmesi. Herkes barış içinde yaşarsa ABD yılda yüz milyonlarca dolar silah geliri elde edebilir mi? ABD Afganistan‘da aşırı gruplara silah dağıttı. Bu sayede Sovyet Rusya‘yı burada bataklığa sapladı. ABD Başkanı Carter’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Zbigniew Brzezinski açık Rusya’yı bitirmek için Afganistan’da İslamcı uydurması ile bir terör örgütü kurup desteklediklerini söylemiştir.

Açık ve net olarak görülüyor ki dünyadaki bu tür oluşumlar ABD tarafından organize edilmektedir. Zaten bu marjinal grupların İslam’ın ruhuna aykırı olmaları ve ABD’lilere ya da İsraillilere değil de genelde Müslümanlara saldırmaları bunun en açık kanıtıydı. ABD’li siyasetçi Lyndon LaRouche ABD’lilerin Türkiye’nin parçalanmasını ve yok olmasını istediklerini açıkça ifade ediyor ve Amerika’nın özellike Türkiye’yi İran ile savaştırarak… Parçalanmasının önünün açılmasını istediğini iddia etti. Bunu bir Türk gazeteci ile yaptığı röportaj esnasında hiç çekinmeden dile getirmesi de ayrı bir küstahlık.

ABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile Oyunu

ABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile Oyunu

Gelelim Suriye meselesine Suriye Türkiye’den önce son durak. ABD buraya hallederse kesinlikle hedef Türkiye olacaktır artık. ABD Suriye’de Türkiye’ye o kadar çok söz verip o kadar çok oyaladı ki Türkiye’nin artık beklemeye bile tahammülü kalmadı. ABD askerlerine “Çekilin, geliyoruz” denilerek tüm dünyaya, Avrupa’ya, ABD’ye, İsrail’e rağmen  defalarca Suriye’ye girildi. Şimdi de Fırat’ın Doğusu için aynısını yapmaya çalışıyor.

ABD Suriye’de önce “Esad’ı devireceğiz” dedi. Rusya gelip Esad’ı himayesine aldı. Sonra da Suriyeli Özgür Suriye Ordusu’nu bu şekilde yarı yolda bıraktı. Türkiye’ye verdiği sözü tamamen terk etti. Münbiç konusunda aylarca Türkiye’yi oyaladı. Ortak devriye sözü, PYD değil, SDF gibi yalanlarda Türkiye’nin resmen zamanını çaldı. Türkiye’nin Rusya ve İran ile oturduğu masa olan Astana sürecini bitirip Türkiye ile ayrı görüşme talep etmişti. Fakat bundan da vazgeçildi. En son Fırat’ın Doğusu’nda güvenli bölge sözü. Bu da tamamen bir aldatmaca idi. Türkiye’yi en az bir-iki ay bununla oyaladılar.

Türkiye Ekim’e kadar süre tanıdı. Çünkü bu konuda ABD’yi çok iyi tanıyordu. ABD’ye tanınan süre bitti ve Türkiye Tel Abyad’ı bombalamaya başladı. ABD’nin en büyük hedefi bu coğrafyalardaki devletleri parçalayıp, küçük, etkisiz ve İsrail için tehdit olmayacak bir hale getirmektir. ABD bundan asla vazgeçmeyecek. Bunu defalarca yaptılar. Eğer Türkiye erken davranıp önlemler almazsa, maazallah, aynı kaderi paylaşabilir. Fakat bu tehlikeyi çok iyi görüp Suriye’ye müdahale etti. Suriye’ye girme sebebimizin Suriye ile bir alakası yok aslında. Bu tamamen Türkiye ile alakalı.

Sıradaki içerik:

ABD’nin Suriye Üzerinden Türkiye ile Oyunu