e
sv

Birleşik Arap Emirlikleri – Ortadoğu’nun Karanlık Devleti

Birleşik Arap Emirlikleri - Ortadoğu'nun Karanlık Devleti
avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

Birleşik Arap Emirlikleri – Ortadoğu’nun Karanlık Devleti. Bölgemizdeki devletleri anlamak için konuları yüzeysel araştırmayı bırakıp derinlemesine incelememiz gerek. Onlarca yıldır Batı üzerimize hep aynı taktiklerle geliyor. Artık açıkça görülüyor ki meydan muharebeleri ya da büyük savaşlar devri bitti. Ele geçirmek istedikleri ülkelere savaş ilan etmek yerine o ülkeleri içten fethetmeye çalışıyorlar. Bunun içinde birçok yöntemleri var. Kimi zaman içerden bir haini satın alıyorlar, kimi zaman da kendi adamlarını ol ülkelerin kritik bölgelerine yerleştiriyorlar. Perde arkasında yapılan hamlelerle yerleştirilen ajanları ve satın alınan hainleri ortaya çıkarmak elbette çok zor. Gbt’lerine bakarak gerçeği öğrenemeyeceğiniz de göre şüphelendiğimiz isimlerin ilişkilerini ve hamlelerini incelememiz gerekiyor. Bu kısmı başarılı bir şekilde yaptığımızda zaten içimizdeki hainler bir bir ortaya çıkıyor. İşte bu yöntemi merkeze alarak İslam ülkelerinin kukla yöneticilerinin ve öne çıkan aktörlerin ayrıntılı olarak inceleneceği yeni bir seriye başlıyoruz.

Serinin adı Batının Truva Atları

Neden seriye bu ismi verdiğimizi, Truva atı kavramını bilenler zaten hemen anlamıştır. Bu kavramı bilmeyenler için kısaca bir özet geçelim. Truva atı ismi, geçmişte yaşadığına inanılan bir efsaneden geliyor. Efsaneye göre Antik Yunan orduları bugünkü Çanakkale civarında bulunan Truva şehrini kuşatırlar, ama bir türlü şehri alamazlar. Hatta bu kuşatma 10 yıl sürer 10 yıl boyunca Truva surlarını aşıp içeriye giremezler. Askerler yorgun ve bıkkın bir haldeyken Odysseia’nın aklına bir fikir gelir tahtadan devasa bir at yaparlar. En seçkin komutanlar ve askerler bu atın içine gizlenir. Ordu’da gemilerine binip göstermelik bir şekilde geri çekilir. Truvalılar savaşı kazandıklarını düşünüp bu tahta atın yanına giderler. Onu ganimet olarak şehre alırlar gece zafer kutlamalarında alkolün etkisiyle sızarlar. Ardından da Truva Atı’nın içinde şehre sızan askerler dışarı çıkar. Etrafa saldırır, geri çekilmiş gibi görünen ordu da gelir. İçindeki askerler şehrin kapılarını açarlar ve Truva şehri tamamen yerle bir edilir.

Birleşik Arap Emirlikleri - Ortadoğu'nun Karanlık Devleti 

Birleşik Arap Emirlikleri[1]

İşte bu efsaneden gelen Truva atı kavramı bizim için de dışarıdan aramızda sokulan casus anlamında kullanılıyor. Tam da bu seride anlatacağımız isimler gibi birçok İslam devletinin içine Truva atlarını soktular ama efsanedeki gibi içinden sadece askerler değil krallar generaller bürokratlar çıktı ve yönetimini ellerine aldıkları ülkelerde sadece batıya hizmet ettiler. Peki bu konular bizim için neden önemli çünkü batıya uşaklık eden bu isimlerin ortak bir noktası var Türkiye düşmanlığı… Küresel güçlere hizmet etmeyen ve onların uşaklarının Bölgemizdeki oyunlarını bir bir bozan Türkiye’den nefret ediyorlar. Zaten bunu serinin bütün videolarında en net şekilde göreceksiniz. O yüzden daha fazla uzatmadan ilk konumuza başlayalım batının truva atları serisinde ilk konumuz Birleşik Arap Emirlikleri ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni yöneten Zayed ailesi..

Türkiye’de Körfez ülkelerinin politikalarından bahsederken çok büyük bir kolaycılığa kaçıyoruz. Büyük küçük hepsini beraber anıp hepsini Suudi Arabistan‘ın güdümü ve kontrolünde var sayıyoruz. Halbuki bölgede durum çok farklı. Örneğin Katar ve Kuveyt, Suudi Arabistan’ın batı yanlısı politikalarına zıt davranıyor. Daha da önemlisi ise bugünkü konumuz olan Birleşik Arap Emirlikleri. Birleşik Arap Emirlikleri’nin konuşmadan önce kısaca bir Devleti tanıyalım. Bu bölge Osmanlı kontrolündeydi 19. yüzyılda İngiltere bölgede hakimiyeti eline almaya başladı. Araplarla ile anlaşarak tamamen bölgenin hakimi oldu. Anlaşmaya göre emirlikler içişlerinde bağımsız, dış işlerinde İngiltere’ye bağlıydı politikasını tamamen değiştirdi. Sömürdüğü devletlerden çekilmeye başladı. Bu yüzden bu emirliklerin devlet olması gündeme geldi 1960’larda İngiltere fiili olarak bölgeden çekilmeye başladı ve

1968’de Bahreyn, Katar, Abu Dabi ve Dubai Emirlikleri Arap Emirlikleri Birliğini kurma kararı aldı.

Ama bu devletler talepler ve yeni kurulan devletin yönetim mekanizmaları konusunda anlaşamadılar. Tamamen çekildi. Hemen ardından ağustos ayında Bahreyn, eylül ayında Katar bağımsızlığını ilan etti ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin kurdu. Şubat 1972’de Resul Hayme emirliği de katıldı ve devlet bugünkü halini aldı. Devletin kurulması ile ilk devlet başkanı Abu Dabi Emir’i Zayed bin Sultan oldu. 2004’te ölene kadar devletin başındaydı. Onun ölümünden sonra başa oğlu Halife bin Zayed geçti. Hala da devlet başkanı kendisi. Birleşik Arap Emirlikleri monarşi ile yönetiliyor. Ülkede yönetim mekanizması ile ilgili bazı kesin tehammüller var. Örneğin Abu Dabi Emir’i devlet başkanı, Dubai Emiri başbakan oluyor. Ayrıca dış politika, güvenlik ve askeriye gibi konularda Abu Dabi emirliğinin sorumluluk ve kontrolünde. Zaten ülke topraklarının yüzde doksanı Abu Dabi emirliğinin topraklarından oluşuyor.

Birleşik Arap Emirlikleri - Ortadoğu'nun Karanlık Devleti

Arap Emirlikleri Birliği[2]

Birleşik Arap Emirlikleri’nin dış politikasını ve Türkiye‘ye karşı duruşunu konuşurken de kilit nokta Abu Dabi emirliği. Dolayısıyla Zayed Ailesi. Aslında yıllar önce Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasındaki siyasi ilişkiler oldukça dengeliydi. Ama son yıllarda bu iş tam tersine döndü. Bunun en büyük sebeplerinden biri de Veliaht Prens Muhammed Bin Zayed. Şu an devlet başkanı olan Halife bin Zayed Arap dünyasında zaten ateist Zayed olarak biliniyor. Yani İslami hassasiyeti yok ama 2004’te başa geldiğinden beri Türkiye’ye çok da düşmanlık beslemiyordu. Yani ne iyiydik ne kötü. veliaht Muhammed Bin Zayed ipleri tamamen eline aldı.

Hala velihat olsa da yıllardır arka planda ülkeyi yönetiyor. Onun yönetimi ele almasıyla da Birleşik Arap Emirlikleri tamamen Batı güdümüne girdi. Çünkü o tam bir batı aşığı. Veliaht prensin etkisi ile Birleşik Arap Emirlikleri tam anlamı ile Amerika’nın kontrolüne geçti. Bundan sonra konuşacağımız her şey veliaht Zayed’in etkisiyle oluştu. Özellikle Trump’ın başa geçmesiyle bu durum iyice belirgin hale geldi. Çünkü Muhammed Bin Zayed’in bilinen en yakın dostlarından biri Trump’ın Yahudi damadı Kushner.

Bir diğer yakın dostu da Suud veliahtı Muhammed Bin Selman. Bu dostluk bölgede Türkiye karşıtı kurulan Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Mısır ve İsrail bloğunun da belkemiğini oluşturuyor. Jared Kushner etkisindeki veliaht öylesine Batı uşaklığına soyunmuş durumda ki İsrail’i savunmak için bize bile saldırabiliyor. Örneğin Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’de aldırdığı Kudüs kararı sonrası İsrail’den çok Birleşik Arap Emirlikleri tepki verdi. Kararın hemen ardından Birleşik Arap emirlikleri’ne ait Skey News Arabia adlı kanal Türkiye DAEŞ’e yardım ediyor iftiralarını içeren haberlerle bize saldırmaya başladı. Haberlerin zamanlaması oldukça manidardı. Birleşik Arap Emirlikleri son yıllarda karanlık bir imparatorluğa dönüşmeye başladı. Son zamanlarda Körfez’de bir casus imparatorluğu kurmak için çalışıyorlar. Bunu da CIA casuslarını büyük paralarla ülkelerine getirerek yapıyorlar. Amerikan Foreign Policy dergisinin haberine göre Abu Dabi’nin Zayed limanı yakınındaki havuzlu bir villada eski CIA ajanları Birleşik Arap Emirlikleri’nin casuslarına istihbarat eğitimi veriyor.

Birleşik Arap Emirlikleri – Ortadoğu’nun Karanlık Devleti

İstihbarat eğitimlerinin yanında çatışma eğitimleri de alan ajanlar bölgede farklı yerlere gönderiliyor. Foreign Policy’e konuşan altı kaynağa göre istihbarat eğitimi operasyonlarının gerisindeki kilit isim eski istihbaratçı Larry Sanchez. Sanchez tam bir Müslüman düşmanı. Daha önce Müslüman şüphelileri terör eyleminde bulunmadan yakalamaya yönelik gizli bir program başlattığı ortaya çıkmıştı. Programa göre New York’ta her müslüman potansiyel terörist kabul edilmiş ve her yerde çok sıkı takibi alınmıştı. Ama medyaya sızınca sivil toplum kuruluşları programa çok sert tepki gösterdi ve program iptal edildi. Birleşik Arap Emirlikleri’nin birlikte çalıştığı tek Amerikalı bu değil. Bir diğer isim de Eric Prince. Bir de onu tanıyalım. Hani Irak ve Afganistan’da sivillere işkence ve katliam uygulamıştı Amerika. O uygulamaları yapan Amerikalı Özel Güvenlik Şirketi Blackwater’dı. Yani daha doğru tabirle paralı katili şirketi. İşte bahsettiğimiz Eric Prince şimdilerde adı Akademi olarak değişen BlackWater’ın kurucusu.

Şu an Birleşik Arap Emirlikleri Veliaht prensin koruma işi Eric Prince’in kurduğu ve yabancı güvenlikçilerden oluşan küçük bir orduya ait. İstihbarat Örgütü ve ordusunu yabancı bir istihbarat örgütüne kurdurma işinin muhtemelen yeryüzündeki tek örneği Birleşik Arap Emirlikleri. Ayrıca Larry Sanchez ve Eric Prince’in eğittiği bu Birleşik Arap Emirlikleri istihbaratçıları eski CIA ajanları ile birlikte Yemen’de Libya’da ve birçok başka bölge ülkesinde birlikte görev yapıyor. Tüm bunların yanında Amerikan hükümetinin güvenlik kurumu NSA yetkililerini İranlıların siber saldırı ihtimali bahanesi ile Birleşik Arap emirlikleri’ne gönderdiği ortaya çıktı.

NSA Amerika’da yasadışı dinlemeleri ile meşhur bir kuruluş. 

Bunun aynısını Birleşik Arap emirliklerinde sinyal İstihbarat Kurumu adıyla kurdular. Birleşik Arap Emirlikleri’nin son yıllarda İsrail’le de ilişkileri iyice güçlendi. Filistin’e düşmanca davranıyorlar. Hatta 2010 yılında Hamas komutanlarından Mahmut El Mabhuh’un Dubai’de Mossad tarafından şehid edilmesi ile ilgili iğrenç bir iddia atıldı ortaya. Filistinli Komutanı Mossad’a Birleşik Arap Emirlikleri’nin ihbar ettiği öğrenildi. Hatta Dubai polisi olaydan sonra normal ölüm raporu bile düzenledi fakat tepkiler yükselince suikasti açıklamak zorunda kaldı. Peki buradaki soru şu: istihbarat ve ordusunu Amerika’ya teslim eden, İsrail’in emir eri gibi çalışan Birleşik Arap Emirlikleri’nin Müslümanların yararına adım atması mümkün mü? Tabii ki değil. Şu an küresel güçler Birleşik Arap Emirlikleri’ni bölgedeki maşası olarak kullanıyorlar. Haliyle bu ülke Batı kölesi olmayan tüm devletlere düşmanlık ediyor.

Birleşik Arap Emirlikleri - Ortadoğu'nun Karanlık Devleti

Müslüman Alimler Birliği[3]

Yemen’de süren savaşın taraflarından biri de Birleşik Arap Emirlikleri. Ama ortamı sakinleştirmek için müdahale etmiyorlar. Savaşta halkın aç kaldığını bile bile bölgeleri ablukaya alıyorlar. Suudi Arabistan, İran ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin vekalet savaşında Yemen halkı resmen yok oluyor. Daha önce de Katar’ı hedef tahtasına oturttular. Çünkü Zayed ailesine göre Hamas, Müslüman Kardeşler, dünya Müslüman Alimler Birliği falan hepsi terörist. Katar Hamas’a ve Müslüman kardeşlere destek verirken Birleşik Arap Emirlikleri İsrail’e ve Mısır’da darbeci Sisi’ye destek veriyor. Bu yüzden de Katar’ı İran’la ilişkiler bahanesi ile hedef tahtasına oturttular. Halbuki İran’la en fazla ticaret yapan Körfez Ülkesi de kendileri. Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgede Amerikan kuklası olmayan her ülke ile sorunu var. Haliyle en büyük düşman olarak gördüğü ülke de Türkiye.

Birleşik Arap Emirlikleri – Ortadoğu’nun Karanlık Devleti

Daha önce Zayed ailesinin bölgedeki en bilinen maşası Muhammed Dahlan’ın Türkiye’deki gezi kalkışması ve 15 Temmuz darbe girişimine verdiği destek ortaya çıkmıştı. Türkiye önceleri çok ciddiye almadı Zayed ailesini ama onlar rahat durmayınca attıkları her adımı baltalamaya başladık. Katar’ı ezeceklerdi bölgede askeri üs kurduk geri çekilmek zorunda kaldılar. Libya’daki truva atı Halife Hafter’e para ve silah yağdırdılar. Biz de Libya ulusal hükümetine silah yardımı yaptık. Ve Libya’da iç savaşın seyrini Hafter’in aleyhine değiştirdik. Kızıldeniz’in güneyinde Adalar kiralayarak bölgede tek güç olmaya çalıştılar. Biz de yurtdışındaki en büyük askeri üssümüzü Somali‘ye kurup genişlemelerinin önüne set çektik. Yani bölgede ne adım attılarsa karşılarına biz çıkıyoruz. Bu mücadele de bitecek gibi durmuyor. Çünkü Birleşik Arap Emirlikleri ülkesini tamamen Amerikan derin güçlerine teslim etmiş durumda.

Birleşik Arap Emirlikleri – Ortadoğu’nun Karanlık Devleti

Diretk karşımıza çıkamadıkları için de türlü oyunlarla perde arkasından saldırıyorlar. En önemli kozları da medya. Destekledikleri medya aracılığıyla bize iftiralar atıp duruyorlar. Örneğin PYD’li teröristleri yaptıkları İngilizce yayınlarla dünyaya özgürlük savaşçıları olarak tanıttılar. Bizim askerimizin de sivilleri katlettiği gibi iftiraları yaydılar. Bu konuda bizim en büyük kozumuz da TRT World. TRT World kurulduğu günden beri resmen destan yazıyor. Türkiye’nin dünyaya kendini anlatma yolu haline geldi. Dünyanın en güçlü Medya organları ile yarışacak durumda. Çünkü inanılmaz yüksek kalitede yayınlar hazırlıyorlar.

Sıradaki içerik:

Birleşik Arap Emirlikleri – Ortadoğu’nun Karanlık Devleti