e
sv

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye'ye Çağ Atlatacak
avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan Karadeniz’de 320 milyar metreküplük dev bir doğalgaz rezervi bulunduğunun müjdesini verdi. Financial Times, New York Times, Bloomberg gibi yabancı medya kuruluşlarının hepsi bunu son dakika olarak geçti. Çünkü dengeleri değiştirebilecek bir keşifti bu. Aslında daha da önemlisi büyük bir başlangıçtı. Devamı çok daha büyük olacak inşallah. Bugün bize bu mutluluğu yaşatan süreci konuşalım. Çünkü birçoğunun zannettiğinin aksine bugünlere kolay gelinmedi. Öncelikle Türkiye Petrolleri Anonim ortaklığından bahsederek başlayalım. Yeni bir firma değil.

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye'ye Çağ Atlatacak

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak

İlk kurulduğunda çalışma alanları hidrokarbon arama, sondaj, üretim, rafineri ve pazarlama üzerineydi. alanları daraltıldı. Bugün şirket daha çok hidrokarbon arama ve üretim projeleri üzerine yoğunlaşıyor. Türkiye Petrolleri ülkemize PETKİM, TÜPRAŞ, PETROL OFİSİ gibi 17 büyük şirket de kazandırdı. Yani ülke ekonomimiz açısından önemi çok büyük. Son açıklanan keşif tarihinin en büyük başarısıydı. Ama ondan öncesinde de keşif ve sondaj faaliyetleri oldu.

Mesela ilk sondajını Garzan-17 kuyusuyla bundan iki yıl sonra da Germik-1 kuyusunda ilk keşfini gerçekleştirdi. Verdiğim örnekleri ilk oldukları için isimleriyle andım ama bunların dışında da çalışmaları oldu şirketin. Bu sayede 1968 yılına gelindiğinde toplam üretim bir milyon varili aştı. Sondajını gerçekleştirdi. Ama ticari anlamda başarılı denebilecek ilk deniz keşfi 1988 yılında açılan Kuzey Marmara-3 kuyusu ile gerçekleşti. Bundan dokuz yıl sonra bu sondaj alanında üretim başladı ve Türkiye Petrolleri denizden ilk üretimini yapmış oldu.

Batı Anadolu bölgesinde de ilk keşifleri Bu çalışmalar 2010’ların öncesinde sadece Akdeniz veya Doğu Anadolu’yla sınırlı kalmadı. Ülkenin her yanında çalışmalar yapıldı. Bugün konuştuğumuz Karadeniz’de ilk petrol keşfi 2004 yılında yapıldı mesela. Özellikle 2010’lardan önce diyerek 2010’u bir mihenk taşı olarak belirttim. Çünkü esas atılım o yıllardan sonra yapıldı. Türkiye Petrolleri ülkenin her yanında çalışsa da yeterince güçlü sonuçlar elde edemiyordu. Bulunan kaynaklar genelde ülke ekonomisini şahlandıracak büyüklükte değildi.

Türkiye’nin çevresi doğalgaz ve petrol zengini olsa da bizim dağlık arazilerimiz bu işi zorlaştırıyordu.

Hem de maliyetleri çok yükseltiyordu. Doğu Akdeniz’deki keşiflerden sonra düğmeye basıldı. Ve hamleler yapılmaya başlandı. Bugün konuştuğumuz başarının merkezinde Atılım Barbaros Hayrettin Paşa Sismik Araştırma Gemisi ile başladı. Gemi ve Türkiye 2013 yılında satın aldı. Çalışmalarına önce Karadeniz’de başladı ve devam etti. Ardından envantere Oruç Reis Sismik Araştırma Gemisi katıldı. Bu gemi öncekinden farklı olarak İstanbul’da üretildi ve yüzde 90 yerlilik oranına sahip. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün envanterine katıldı. En son Yunanistan’la yaşadığımız NAVTEX geriliminin merkezinde bu gemi var. Oruç Reis kabiliyetleri ile göz dolduran bir gemi. Tabi sismik araştırma gemilerinin yanında sondaj gemileri de lazımdı.

Bu işi eskiden kiralama ile yapıyorduk. Ya da yapmaya çalışıyorduk. Bu da maliyeti çok yükseltiyordu. Bunu aşmak için üç tane sondaj gemisi aldık. Aslında ilki Fatih ama bugün konumuz daha çok onun başarısı Gemi 2019 yılında İspanya’dan Marmara’ya geldi. Şubat ayında modernizasyon çalışmaları başladı ve Haziran’da tamamlandı. Aynı ay vakit kaybetmeden Doğu Akdeniz’deki görevine başladı. Ardından üçüncü sondaj gemimiz olan Kanuni alındı.

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak

Kanuni 2012’de Güney Kore’de inşa edildi. Türkiye petrolleri 2020’de açık artırmayla satın aldı. Gemi, 11 bin 400 metre derinliğe, 3 bin metre sondaj açabilme kapasitesine sahip. Kanuni, altıncı nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olarak biliniyor ve elimizi çok güçlendirdi. Ve gelelim Türkiye’nin ilk sondaj gemisine ve bugün yaşadığımız gururun mimarına. Yani Fatih Sondaj Gemimize. Fatih 2017 yılında yine Türkiye Petrolleri tarafından satın alındı. Hızlıca modernizasyon sürecinden geçti Türkiye’de. Çalışmaları için törenle uğurlandı. Bu tarih çok önemli. Çünkü geminin adını taşıdığı Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u 567 yıl önce bugün fethetmişti. Adı bile yetti. Fatih sondaj gemisi de o gün çıktığı yolculukta Karadeniz Fatih’i oldu.

O zamanlar faaliyet alanı Doğu Akdeniz’di sadece ama o gitti Karadeniz’i fethetti. Yani Karadeniz’deki görevine uğurlandığı tarih boşuna seçilmemişti. Aslında dış politikada her şey bir anlam ve mesaj barındırır. Gemilerin isim seçimlerinde bile bu durum geçerli. Fatih, Yavuz, Kanuni, Barbaros Hayrettin ya da Oruç Reis dediğimiz zaman aklınızda ne canlanıyor? Zafer, başarı ve büyüme. altın çağları. Bizim zihnimizde bu canlanırken Yunan’ın, İngiliz’in, Fransız’ın zihninde ne canlanıyor? Sadece mağlubiyet. Sadece ezilmişlik. Yani en çok karşı oldukları, en çok tepki gösterdikleri faaliyetlerimizi en çok darbe yedikleri isimleri gözlerine sokarak yapıyoruz.

Bu da sahada psikolojik bir üstünlük sağlıyor. Bugün bahsettiğimiz başarının tek sebebi alınan gemiler değil elbette. Enerji meselesi ülkelerin en çok sorun yaşadığı ve çözmeye çalıştığı meselelerden biri. Dünyada son yüzyılda sebeplerinden birinin enerji olmadığı savaş örneği yok denecek kadar az. O yüzden enerji atılımını hedefledi iseniz önce güçlü bir politika, sonra da bu politikayı uygularken karşı çıkanları caydıracak güçte bir orduya ihtiyacınız var. Konumuz deniz sondajı olduğu için daha çok güçlü bir donanmaya diyelim.

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak

Savunma sanayisinde son yıllarda yaşanan yerlileşme ve gelişim zaten işin askeri kısmını tamamen çözdü. Askeri gücün yanında bir de siyasi kararlılık gerekli. İşte o kararlılığı sağlayan da Türkiye’nin Milli Enerji ve Maden Politikası’ydı. Bu politikanın mimarı da enerji bakanlığı döneminde Berat Albayrak’tı. 2017 yılında tanıtım toplantısı yapıldı.

Toplantıya kamu kurumlarının temsilcileri, enerji sektörünün temsilcileri, akademisyen ve medya temsilcileri katıldı.

Bu toplantıda bir bakıma Türkiye’nin yeni ve kararlı enerji yol haritası açıklandı. Bu politikanın üç temel hedef alanı var. Enerji arz güvenliğini sağlamak, enerjiyi yerlileştirmek ve enerji piyasası oluşturmak. Burada yayınlanan vizyon belgesi bu sektörde devlet kurumlarından özel şirketlere tüm aktörlerin neler yapması gerektiğini belirledi. Türkiye’nin jeofizik ve jeokimya haritalarının çıkarılmasına kadar her ayrıntı ortaya konuldu. Bu vizyon belgesi büyük bir ihtiyaçtı çünkü Türkiye büyük bir kalkınma sürecinin içinde.

Her alanda sanayileşme adımları atılıyor. Sürekli bahsettiğimiz savunma sanayisi de bu konuda başı çekiyor. Nüfus artıyor, teknoloji hayatımıza daha çok giriyor. Haliyle enerji tüketimi her yıl kat kat artıyor. Büyük bir ekonomi olmayı hedefliyoruz. Ama enerjide bağımlıyken bu iş kolay değil. Her yıl ortalama 40 milyar doların üzerinde bir rakam sadece enerji için yurt dışına çıkınca o açığı kapatmak elbette kolay olmuyor.

Petrolün  sadece yüzde 5 kadarını, doğalgazın yüzde 1 kadarını ithal ediyoruz. Düşünün; bu fosil yakıtlar Türkiye’nin toplam enerji tüketiminde yaklaşık yüzde 86’lık bir paya sahip. Bu istatistik bile enerji açısından dışa bağımlılığın hangi boyutlarda olduğunu bize net şekilde gösteriyor. Tabi sadece hidrokarbon rezervi aramıyoruz bu açığı kapatmak için. Yenilenebilir enerji yatırımları da yapıyoruz.

Son yıllarda çok fazla rüzgar ya da güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerjilere yatırım yaptık. Ama buradan elde edilen enerjiyi bile rakamlara eklesek hala yüzde yetmişten fazla bir bağımlılığımız var. Şu an Fatih sondaj gemisinin keşfi bizi bu yükten tek başına kurtarmayacak. Bu doğru. Bu bölgede trilyon metreküplük sondaj haberleri de duymaya başlayabiliriz yakın zamanda. Tabi bu keşfe sadece milyar dolarlar olarak bakılmaz.

 

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye'ye Çağ Atlatacak

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak

Stratejik anlamda çok büyük önem taşıyor. Türkiye’yi sadece ekonomik anlamda farklı bir lige taşımayacak. Bağımlılığın bitişi bile tek başına Türkiye’nin dış politikada manevra alanını genişletecek. Düşünün Rusya’dan doğalgaz alıyoruz. Eskisi gibi en büyük tedarikçimiz değil. Şükür ki alım yaptığımız kaynakları çok çeşitlendirdik. Şu an Rusya, İran ve Azerbaycan’dan boru hatlarıyla; Katar, Cezayir ve Nijerya’dan LNG gemileri ile doğalgaz alıyoruz

Peki Rusya’ya doğalgazda bu kadar bağımlıyken onlara karşı ne kadar bağımsız bir politika izleyebiliriz? Coğrafyada birçok alanda onlarla karşı karşıya kalıyoruz ve masada bu konuyu Rusya koz olarak görebilir. Bir başka açıdan bakalım. Yatırım meselesi örneğin. Şu an Türkiye enerjiye yılda 40 milyar dolar harcarken savunma sanayisine 17 milyar dolarlık bütçe ayırıyor.

Elbette bu şekilde olmaz ama enerjide bağımsızlığı yakalayınca buraya ayrılan bütçenin tamamının savunma sanayisine aktarıldığını düşünün. Toplamda yaklaşık 50 milyar dolarla dev bir savunma bütçesi oluşur ki bu rakam neredeyse Rusya’nın yıllık savunma bütçesine eşdeğer. Bu bütçeyi bizim mühendislere versek neler olabileceğini tahmin bile edemiyorum. Türkiye’de bu keşiflerin artmasıyla akaryakıt fiyatlarında yaşanacak düşüşün hayatın her alanını etkileyeceğini ve geçim konusunda büyük rahatlama sağlayacağını zaten biliyorsunuz.

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak

Daha bunun gibi birçok örnek verilebilir. Bu konu gerçekten çok önemli bir kazanım. Kim ne demiş önemli değili görmediğimiz, hatta belki hayal bile edemediğimiz büyüklükte bir keşif. Bugüne kadar Türkiye’nin keşfettiği toplam miktar sadece 3,3 milyar metreküptü. Tek seferde yaptığımız son keşfin yüzde biri. Buna rağmen yetmez. Yanına yenilerinin de eklenmesiyle birkaç yıl içinde çok farklı bir Türkiye’ye şahitlik edeceğiz inşallah. Sonuçta arıyoruz. Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır.

Sıradaki içerik:

Dev Doğalgaz Keşfi Türkiye’ye Çağ Atlatacak