e
sv

Dünyanın En Fukara Ülkesi Burundi Hakkında İlginç Gerçekler

avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

İçindeki insanların ortalama yaşam süreleri 50 yıl olan Burundi o kadar büyük bir fakirliğin içinde yaşıyorlar ki ve bu yüzden fakir bir ülke yolarak biliniyorlar. Ortalama bir vatandaşının yıllık geliri 878 tlye denk gelmekte. Aylık maaşınızın 75 tl olduğunu ve 7 tane çocuğunuzun olduğunu düşünün. Devlet başkanı ise yıllık 47bin 300 dolar maaş almakta. Bu makalede size dünyanın en fakir ülkesi Burundi’ye hakkında ilginç bilgiler vereceğiz. 

 

Burundi[1]

Burundi Afrika’nın doğusunda bulunan küçük bir ülke. Son zamanlarda gündeme hep terörizm ve ölüm haberleriyle gelen Burundi ülke içinde ciddi sorunlar yaşamıştır. Burundi sivil savaşı Hutu ve Tutsi adında iki kabile arasındaki anlaşmazlıklardan ibarettir ve 1993’te başlayıp 2005 yılına kadar devam etmişti. Başkanlık seçiminden memnun kalmayan vatandaşlar yüzünden 2005’te tam 300.000 kişi hayatını kaybetmiş ve Burundi Afrika’nın en tehlikeli ülkeleri sıralamasına girmiş hareketleri yüzünden dünyanın her yerindeki insan hakları savunucuları tarafından soykırımcılıkla suçlamıştır.

 

Hükümete karşı 1000 insanın işkence edilip öldürüldüğüne kadınların ise tecavüze uğrayıp ölüme terk edildiklerine dair davalar açılmıştır. Hatta Burundi’ye gitmeyi düşünüyorsanız birçok hükümet tarafından hazırlanan uyarı metinleri ile karşılaşabilirsiniz. Bu metinler bölgedeki suçları terörizm faaliyetlerini ve tehlikeleri belirtir ve seyahat etmenizin sizi büyük tehlikeye sokacağını hatırlatır. Ancak bu tehlikeleri göze alabilirseniz Burundi’nin muhteşem doğal güzellkleriyel buluşabilir 

 

Dünyanın en fakir ülkesindeki yaşamı yakından incelemek isterseniz Burundi’ye gidebilmek için diplomatik pasaportlarda dahil hangi tür pasaporta sahip olursanız olun Burundi Konsolosluğu’ndan vize almanız gerekmektedir Burundi’ye yolculuğa hazırlanmak sizin için epey zor olacaktır. 2015’ten beri bu bölgeye hiç turist girmediğinden güncel ve bilgilendirici bir kaynak bulamayacaksınız. 

 

Burundi Vizesi[2]

Vizenizi aldığınızı varsayarsak başkentteki terörizm tehlikelerinden dolayı direk uçakla başkentin içindeki Bujumbura Havalimanı’na inmektense başka bir ülke olan Ruanda’nın başkenti Kigali‘ye uçup sınırdan Burundi’ye girmeyi tercih etmek daha mantıklı olacaktır. Bunun sebebi Brundi havalimanlarındaki terörizm faaliyetleri Kigali’ye indiğinizde sınırı geçip Burundi’ye gidip sınırı geçebilmeniz için şöför bulmanız da zor olacaktır. Hatta şöförler sizi sınırdan bir kaç kilometre önce indirmek isteyeceklerdir. Genelde sınıra yaklaştıkça gergin bir ruh hali içine girip sınırdan geçme tehlikesi içinde bulunmak istemezler. 

 

Büyük ihtimalle sınırda içeri girmek isteyen tek kişi siz olacaksınız. Sınırda Burundi’yi terk etmeye çalışan bir çok insan görülür fakat sınırdan içeri girmek isteyene rastlanılmaz. 

 

Bu ülke gördüğünüz neredeyse en az gelişmiş ülke olacak. Yakıt neredeyse hiç bulunmadığından, yollarda taşıt ve trafik olmadığından, insan hayatının pazar kurma amacıyla asfaltlara kadar taştığını göreceksiniz. Sivil savaştan önce Burundi’ye ne zaman bir turist gelse yerli halk turisti selamlamak için “Batwa Dansı” yaparmış artık böyle bir durum olmasada yerli halkın sürekli kendi içinde şarkı söylediğine ve dans ettiğine tanık olabilirsiniz. Mutlu gözükselerde bilinki buradaki insanların her günü yaşam mücadelesiyle geçmektedir.

 

Batwa Dansı[3]

İnsanların sokakta çıplak ayakla gezinmesi hatta pet şişelere ip geçirip ayakkabı gibi kullanması ve üzerindeki giysilerin parampaça olması çok sıradan. Her 5 çocuktan biri daha beş yaşına gelmeden doğal sebeplerle ölüyor çünkü doğumların çoğu evde steril bir ortam olmadan veya bir uzman olmadan gerçekleşiyor. Burundi’de her bir doktora tam olarak 35.000

hasta düşüyor dahada ilginç olan Burundi halkı hastaneye gidemediği için Hristiyan din adamları tarafından büyük mucizevi iyileştirme ayinleri düzenlenmektedir.

 

Bazense sokaklarda toplu dua ritüellerinin yapıldığına tanık olabilirsiniz. Burundi’lilerin çoğu hristiyan olsada yerel halk “Imana” diye hitap edilen bi tanrıçaya inanır ve bu tanrıçanın putlarına taparlar hayatın ta kendisinin “Imana”dan olduğunu ve gelen herşeyin “Imana’dan geldiğini düşünürler. Ayrıca Burundi kültüründe ölülerin ruhlarının geri döndüğüne ve bazılarının özellikle kötülük yaptığına inanılır. Fiziksel objelerin içinde ruhların olduğu düşüncesinin çok yaygın olduğu bu ülkede objelerin içinde hapsolduğunu düşündükleri ataları ve büyükleri için sürekli dualar okunur ve objelere taparlar. 

 

Burundi halkı için çok önemli bir ruh vardırki onun adı “Kiranga“dır. Bu ruhun ölmüş tüm atalarının lideri olduğuna inanırlar. Bu ruha minnettarlıklarını sunmak ve hasat zamanını kutlamak için “Kubandwa” festivalini hazırlarlar. Bu dini festivaldeki genç erkekler bütün vücutlarını boyarlar ve geleneksel şarkıları söyleyip dans ederler. İçlerinden biri ise Kiranga gibi giyinir. Bu festivalde aynı zamanda doğurganlık ritüeli yani Moganurada gerçekleşir. Bir bakire sogum çiçeğinin ilk tohumunu toprağa gömer ve verimli bir hasat mevsimi için dua etmiş olur.

 

Festivalin en sonundaysa temizleme ritüeliyle birlikte yerli halk dereye doğu gider ve hep birlikte yıkanırlar. Ayrıca çoğu çucuk ailesi tarafından terkedilmiş. Aileleri ya ölmüş yada fakirlikten kurtulmak için ülkeden kaçmış eğitim imkanı ise ülkenin sadece belirli kesimlerinde var. Toplumun çoğunluğu bu haktan faydalanamıyor. Aileler çok fakir olduğundan bazı ailelerde kız çocuklarına eğitim hakkı verilmiyor; erkek çocuklar okula gönderiliyor, kız çocukları ev işlerine yönlendiriliyor. Bu durum yıllardır süregelmekte olduğu için kadınlar istediği gibi eğitim alıp çalışıp toplumda var olamıyor.

 

Geleneklere göre baba öldüğünde mirası direk ailedeki en büyük erkek çocuğa geçer ve erkeklerden devam eder çok eşlilikte Burundi’de yaygın bir durum. Evlenme yaşına gelmiş erkeklere ilk eşlerinin aileleri tarafından seçilmesi gelenektir. Burundi’de her ürün çiftçiden direk olarak satılır. Çünkü işlem görebilmesi yada paketlenebilmesi için yeterli teknoloji bulunmaz. Ayrıca etrafta süpermarket gibi işletmeler de bulunmadığı için meyve ve sebzeleri direkt olarak çiftçiden tedarik edeceksiniz. 

 

Küçükbaş ve büyükbaş hayvanlarda canlı olarak satılır. Burundi’de yaşayanlar eğer yeterli imkanları varsa bu hayvanları alır besler ve kendileri kesip yemek yaparlar. Burundi’de insanların protein ve yağ tüketimleri oldukça kısıtlıdır et tüketimi toplam besin tüketiminin sadece %2’sini oluşturmaktadır. İnsanlar genellikle karbonhidrat vitamin ve mineral içeren gıdalarla beslenmektedir, bunun sonucundada yeterli protein alınmaması sebebiyle ortaya çıkan Kwashiorkor sendromu oldukça yaygındır. Bu sendroma sahip olan çocukların vücutlarında çok fazla çok fazla sıvı birikmesiyle oluşan ödemlerden dolayı karınları oldukça şişkin görünmesine rağmen aşırı zayıflıktan kemikleri sayılabilmektedir.

 

Burundi’de bir inek öldüğünde yerli halk sağlıklı etlere ulaşamadıkları için ölmüş hayvanların etlerini yemektedirler ve şans getirdiğine inanılması sebebiyle boynuzları evlerin yanındaki toprağa gömülmektedir. Fakirlikten kırılan Burundi halkından ölen arkadaşlarına veya akrabalarının etlerini yediğini itiraf etmektedi. Aynı zamanda sokakta tek başınıza çok fazla vakit geçirirmemeniz adına uyarılırsınız ,özellikle geceleri sokakta hırsızlık kaçırılma ve gasp gibi suçlar çok yaygındır. Güvenerek bindiğiniz taksi bile sizi gasp etmek için bir tenhaya çekebilir. 

 

Neredeyse her sokakta her an çıkabilecek bir patlama için tetikde duran polislerde sizi tedirgin edebilir. Bu sokaklarda 2 farklı kabilenin insanıyla tanışacaksınız.

 

Hutu ve Tutsi 

 

Hutular Tutsilere göre daha kısa ve çelimsiz olmalarıyla bilinir. Toplayıcılık ve çiftçilik alanında uzmanlardır. Tutsilerse uzun boyları ve görkemli duruşlarıyla tanınırlar. Bu fiziksel özellikler zamanla 2 farklı kabilenin arasında sınır farkları olmasına yol açmış. Tutsilerin yüksek sınıftan sayılmasıyla son bulmuştur. 

 

Burundi’nin resmi dili Fransızca ve Kirundi dilidir. 

 

Burundi’nin çalışanlarının %70’i tarım sektöründedir. Bunun yanında hizmet sektöründe çalışanlar bu yiyecekleri satanlar pazar kuranlarda vardır. Fakat günümüzdeki teknoloji Burundi’de olmadığından bizim sahip olduğumuz meslek grupları burda yoktur. 

 

Muazzam bir doğal güzelliğe Tanganyika Gölü dünyanın 2. en büyük tatlı su gölüdür. Dünyadaki tatlı su rezervlerinin %17’sine sahip olan bu göl aynı zamanda Afrika’nın en derin ve en eski gölü ünvanına sahiptir. Bu gölü ziyaret ederken dikkatli olmanızda fayda var çünkü gölün etrafında dünyanın en ölümcül timsahlarıyla karşılaşabilirsiniz. Kamp yapmaksa oldukça tehlikelidir ve hiç tavsiye edilmez. Afrika’nın vahşi hayvanlarının yanı sıra yerel halk tarafındanda hoş karşılanmaz. 

 

Ülkede çocuk işçiler ve seks işçileride oldukça fazladır. Seks ticaretinin bu kadar fazla olması sebebiyle AİDS salgınıda nüfusu tehtid eden başlıca hastalıklar arasındadır. Burundi halkı açlık şartları yolsuzluk kötü altyapı şartları sağlık ve eğitim hizmetlerine zayıf erişimle mücadele etmek zorundadırlar. Dünya yolsuzluk endeksine göre ülke son sıralarda yer almaktadır. 

 

Dünya tatlı su rezevlerinin %17’sine sahip olduğu için ve gelecekte insanlık içme suyu sıkıntısı çekeceği için önümüzdeki bir kaç 10 yılda ciddi anlamda sömürülecek, el değmemiş doğal güzelliklerin içinde belkide hayvanların en mutlu olduğu ama yolsuzluk ve ırkçılık nedeniylede dünyadaki insanların en mutsuz olduğu ülke. İnsan hayatı Burundi’de hiçbir zaman sorunların içinden çıkamamıştır ve bu doğal cennette yaşayan insanların mutsuzluğuyla son bulmuştur. 

Sıradaki içerik:

Dünyanın En Fukara Ülkesi Burundi Hakkında İlginç Gerçekler