e
sv

Pakistan’ın Türkiye Üzerinde Müthiş Desteği

Pakistan’ın Türkiye Üzerinde Müthiş Desteği
avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

Pakistan’ın Türkiye Üzerinde Müthiş Desteği. Pakistan ile Türkiye kardeşliği yüzyılların bir mirasıdır. Pakistan halkı Türkiye’yi dünyada belki de en çok seven millettir. Pakistanlıların kaderi de Türk halkına birçok açıdan benzemektedir. Defalarca darbe yaşamış olan bir millettir. Pakistanlı liderlerin tümü Türkiye’ye övgü dolu cümleler kullanmıştır, darbeci generalleri bile Türkiye hastasıdır.   Birçok konuda Pakistan Türkiye’yi kendine örnek olarak almaktadır. Bir model gibi görmektedir. Pakistan Hindistan’dan kopan bir Müslüman ülkedir.

Pakistan’ın Türkiye Üzerinde Müthiş Desteği

Pakistan Bayrağı

On yıllarca İngilizlerin boyundurugu altında yaşayan bu halk aynı zamanda Hinduların dışlamasıyla da muhatap olmak zorunda kalmıştır. Müslüman oldukları için Hindistan’da dışlanan Pakistanlılar bu sebeple bir devlet kurma arayışına girişmiş ve başarmışlardır. Bir zamanlar Gazneli Mahmud’un yönettigi bu halkın Türkiye sevgisinin asıl kaynağı tabi ki de islamdır.

Pakistanlılar yüzlerce yıl islam’a bayraktarlık eden Türkiye’yi en çok bu sebeple seviyorlar. Kurtuluş savaşında yerlere çarşaf sererek

Türkiye için para toplayan bu halkın  bilinçaltındaki Türkiye sevgisinin sebebi budur. Ayrıca Hinduların dışlaması sebebiyle de bir sevgili okurlar arayışı içerisinde Türklere olan sevgileri daha da katlanmıştır. Türkiye Pakistan’ın bağımsızlığını ilk kabul eden ülkelerdendir.

“Bİr vilayet olmaya hazırız!’’ Ziya Ül-Hak…Türkiye’ye aşık bir Pakistanlı general… Pakistan’ın eski başbakanı. Pakistan’ın başına gelerek bir Butto’yu yerinden eden, görevden gitmesiyle ise başka bir Butto’yu siyaset sahnesine taşıyan Ziya ül-Hak, Pakistan siyasi tarihinin en önemli bir politikacılarından biri.

Zülfikar Ali Butto tarafından Genel Kurmay Başkanlığına atanan Ziya ül-Hak, Butto’yu   deviren darbeyi de yöneten kişi olmuştu. Zülfikar Ali Butto’nun tasfiyesi ve idamının   ardından onun yerine geçen General Ziya ül-Hak, uzun yıllar boyunca Pakistan’ı yönetti.  İki çocuklu bir ailenin en büyük çocuğu olarak 12 Ağustos 1924 yılında Jalandhar’da dünyaya  gelen Ziya ül-Hak ilk eğitimini Simla’da bir devlet okulunda aldı. Delhi’deki St. Stephane Üniversitesinde yüksek eğitimini tamamlamasının ardından İngiliz Ordusunda   göreve başladı. II. Dünya Savaşı sırasında ordu görevlisi olarak Burma, Endonezya gibi yerlerde görev yapan Ziya ül-Hak, Pakistan’ın kuruluşundan sonra, birçok Pakistanlının yaptığı gibi, İngiliz Ordusundan istifa ederek Pakistan birliklerine katıldı.

Ziya-ül Hak tam bir Türkiye aşığıydı. 1977’de Türkiye’ye gelip zamanın Türkiye  lideri Süleyman Demirel’le görüşmüştü. Bu ziyareti esnasında gazetecilerin  sorduğu sorulara verdiği cevap yıllarca hafızalara kazınmıştır: ‘’Pakistan lideri ben burada misafir değilm, burası benim ikinci evin ikinci vatanımdır. ‘’ demiştir. Türkiye hakkında genelde tüm Pakistanlı liderler çok olumlu konuşmuştur. Ama Ziya-ül Hak’kın Türkiye için söylediği bir cümle Türk halkının gönlünü fethetmiştir. Ziya-ül Hak o zamanki Türkiye’nin il sayısına atıf yaparak: ‘’Pakistan Türkiye’nin altmış sekizinci vilayeti olmaya hazır’’ demiştir. Bir ülkenin lideri bir başka ülkenin hakimiyeti altına girmeyi seve seve kabul ediyor ve halkı onun bu açıklamalarına kızmayıp takdirle karşılıyordu. Bunun dünyada pek eşi benzeri görülmemiştir.  Pakistan Türkiye yakınlaşması iyice perçinlenmiş oluyordu.  Pakistan’da şehrin bazı ana meydanlarında  Türk  bayrağı  sergilenmektedir.

Pakistan’ın Türkiye Üzerinde Müthiş Desteği

Pakistan halkı Türkiye’yi çok sevdiğinden dolayı bayraklarını da Türkiye’ye benzer olarak belirlemişlerdir. Bayraklarımız aynı aslında sadece renkler farklı. Bu bir ülkenin diger ülkeye olan sevgisinde son noktadır. Pakistan bayrağında da ay ve yıldız vardır. Türk bayrağı birçok müslüman ülkeye örnek olmuştur, birçok ülkede ay ve yıldız figürleri bulunmaktadır. Bu Türkiye’nin lider ülke olmasının bir göstergesidir. İki ülkenin bayrağının da ay yıldızlı olmasının tesadüf olmadığını Allah’ın bir lütfu olduğunu belirten Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin, “Biz ayın İslam’ın sembolü olarak bizi tanıttığını düşünüyor, yıldızınsa parlaklığın ve gelişmenin sembolü olduğuna inanıyoruz.

Ay yıldızın Türkiye ve Pakistan bayraklarında yer almasını da ilişkilerimizin gelişmesinde Allah’ın rızası olarak görüyorum” ifadelerini kaydetti.

Ayrıca bu konuda Pakistan’da yaşanan bir olay hala dilden anlatıır. Pakistan, 1988 yılından bu yana kullandığı 1000 Rupe’lik banknotların tasarımını değiştirince ülkede yeni bir tartışma başladı. Pakistan’ın yeni parasında, eskiden olduğu gibi ünlü lider Muhammed Ali Cinnah’ın portresi korunurken, yeni paraya eskisinde olmayan bir Pakistan bayrağı eklendi. “Bu kimin bayrağı?” diye sordular. Ancak yeni banknotlardaki, yeşil zemin üzerine beyaz ay ve yıldızdan oluşan Pakistan bayrağını, yeşil değil kırmızıya yakın bir zemin üzerine ay yıldız konuldu. Pakistan’da “Bu Pakistan bayrağı mı yoksa Türkiye bayrağı mı” tartışmaları başladı. Yetkililer halka bunun yanlışlıkla  olduğunu  ve  Türk  bayrağına dönüştüğünü söyleyince halk tepki vermeyi bıraktı, hatta birçok insan Pakistan parasına Türk bayrağının eklenmesini talep etti.

Birkaç yıl önce Türk parasının rahip  tartışmaları  ve  Amerika’nın  ambargo  tehdidiyle  aşırı  değer kaybetmesi üzerine Pakistanlılar Türkiye’ye destek olmak için tekrar sahneye çıktı.   Pakistan’ın yeni Başbakanı İmran Han’ın “Türkiye’nin başarılı olması için dua ettiğimizin bilinmesini isterim.” tweetinin ardından başlatılan kampanya, Türk bayraklarının yer aldığı gösterilerin yanı sıra gazeteciler, birçok partiden siyasiler, Cemaat-i İslami partisi ve sosyal medya aktivistlerinin de katılımıyla çığ gibi büyümüştü. Pakistan Türkiye ne zaman zor durumda kalsa yardıma ilk koşan ülke olmuştur. Azerbaycan’la birlikte tabi ki.

Pakistan Türkiye’nin PKK ile mücadelesinde İsrail ve Rusya ile yaşadığı gerilimde, son Suriye‘deki İdlib harekatı ile Fırat kalkanı zeytin dalı gibi tüm olaylarda her zaman Türkiye’nin yanında olduğunu ilan etmiştir. Hiç sorgulamadan kararsız kalmadan tam destek vererek gerçek bir dost olduğunu ispatlamıştır. Pakistan Başbakanı Şerif, “Türkiye’nin düşmanlarının Pakistan’ın düşmanları olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum.” açıklamasında bulunmuş ve bu durumu en iyi şekilde açıklamıştır!

Pakistan’ın Türkiye Üzerinde Müthiş Desteği

Günümüzde Türkiye Pakistan’a her anlamda destek veriyor.Pakistan Cumhurbaşkanı Memnun Hüseyin,  ”Türkiye, TİKA ve Kızılay’ın yaptığı yardımlarla Pakistan halkının gönlünü fethetti” açıklamasını yapmıştı. Konuşmasına Pakistan halkının Kurtuluş Savaşı’ndaki   fedakarlıklarından bahsederek başlayan Hüseyin, “Bizim ilişkilerimiz köklü ve çok derin, bunun sebebi ise ortak inancımız, dinimiz, kültürümüz ve çok eskiye dayanan uzun süreli bağlarımızın olmasıdır. Aramızdaki bu bağ gün geçtikçe   daha da güçleniyor. Her iki ülkede yaşayan insanların genel bakışı böyledir. Bundan önce Türkiye’nin kurtuluş mücadelesi verdığı dönemde Pakistan ve Hindistan’ın ayrılmadığı yıllarda, Pakistan henüz kurulmamışken Hindistan’da bir hareket başlamıştı.

O harekete öncülük eden Muhammed Ali Cevher ve Şevket Ali beraberindekilerle bütün Hindistan’ı gezerek Türkiye’nin kurtuluşu için para ve yardım toplayarak göndermişler. O hareketin adı hilafet hareketiydi. Bizim kaynaklarımızda yazıldığına göre, Muhammed Ali’nin annesi, oğlum, gerekirse canlarınızı feda edin, hilafeti kurtarın demiş. Sonraki dönemlerde ve şu anda Türkiye’nin lideriyle olan ilişkilerimiz hala o günlerdeki gibi taze, sıcak ve derindir, bundan hiç şüphemiz yoktur. Türkiye’nin en önemli şehri ve birkaç komşu ili adeta harabe haline gelmişti.

Acı o kadar büyüktü ki yanımızda hissettiğimiz bir el bile bizim için inanılmaz moral oluyordu. On yedi bin canımızı yitirmiş binlerce binamız yıkılmıştı. Sefalet açlık derecesindeydi. Bir taraftan hayat kurtarma derdi diger yandan aş, iş, sıcak bir yatak sıkıntısı… İşte bu günlerimizde de her zaman olduğu gibi yanımızda kadim bir dostumuz vardı: Pakistan! Tarihinde İkballer’i, Cinnah’ları, Muhammet Hamidullah’ları yetiştiren bu. Ülke, Türk kardeşlerinin düştüğü bütün zor durumlarda ilk yardım elini uzatan ülke olmuştu. Birinci Dünya Savaşı’nda yedi düvele karşı vatanlarını koruma adına cansiperane karşı koyan Türk Kardeşlerine bileziklerini, çocuklarının rızkı olan evindeki zahiresini, ununu, velhasıl para edecek her şeyini satarak onlara yardım elini Pakistanlı kardeşleri uzatmıştı.

Depreminde, İstanbul Atatürk Hava Limanı’na inen ilk yardım uçağı, yine bu dost ülkenin yardım uçağı idi.

Marmara Depremi’nde yardım gönderen ilk ülkedir. Pakistan’la Türkiye’nin dostluğunu belki de başlatan asıl olaydır. Pakistan halkı Türkiye Kurtuluş Savaşı’ndayken Türkiye’ye hem dualarıyla hem de maddi olarak destek gönderiyordu.

Pakistanlılar o yıllarda henüz bağımsız bile değildi, Hindistanlı müslümanlar olarak anılıyordu. Kendi evlatlarının eşlerinin rızkından kesip Türkiye’ye destek için gönderen bu halkı Türkiye asla unutmaycaktır. Onlarca yıl geçse de asla unutulmadı. On on beş defa yardım toplanıp gönderildi. Kurtuluş Savaşı’nda adeta ülkemize hayat veren bu yardımlar savaş bittikten sonra bir kısmı artınca bu para ile İş Bankası kurulmuştur.  Özellikle ingilizce videolarda Türkiye ile ilgili bir haber varsa yorumlarda mutlaka bir Pakistanlı kardeşimizin desteğini görürsünüz.

Türkiye’nin diğer ülkelere karşı gücünü anlatan videolarda olsun ya da herhangi bir şekilde içerisinde Türkiye sözcüğü geçsin bu onlar için yeterlidir. Hemen altına love from Pakistan diyerek bize yalnız  olmadığımızı  hissettirirler. Yabancı bir mecrada dostumuzu görmenin mutluluğu tarif edilemez. Pakistanlılar desteğini hiçbir zaman eksiltmedi. Pakistan halkının, Türkiye, Rusya, ABD veya İsrail tarafından tehdit edildiğinde Türkiye’nin düşmanları bizim kitle imha silahlarımızın tadında bakacaktır diye destek verdığı bildiriliyor. Pakistan’ın caydırıcı uzun menzilli füzeleri bulunmaktadır.

Sıradaki içerik:

Pakistan’ın Türkiye Üzerinde Müthiş Desteği