e
sv

Sıcak Havada Covid-19

Sıcak Hava’da Covid-19
avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

Sıcak Havada Covid-19. Yeni tip koronavirüs salgını başladığından beri, en çok merak edilenlerden biri ne zaman biteceği oldu. Havaların ısınması ve nemin artması ile beraber koronavirüsün yaz aylarında ortadan kalkacağına dair iyimser tahminler yapıldı. Peki bu öngörüler ne kadar gerçekçi? Covid-19 yaz aylarında etkisini yitirecek mi? Aslında mevsimlere bağlı bazı etmenlerin virüslerin seyrinde doğrudan etkili olduğu biliniyor. Bunlardan ilki iklimsel özellikler Yükselen hava sıcaklıkları ve artan nem oranının damlacıklarının bulaşmasını yavaşlatabileceği öngörülüyor. Sıcak Hava’da Covid-19

Sıcak Havada Covid-19

Virüslerin soğuk ve kuru koşullarda daha rahat hayatta kalabildiğini ortaya koyan çalışmalar da mevcut. Ayrıca güçlü güneş ışınlarının virüsleri etkisizleştirebileceği beklentisi de hakim. İklimsel değişiklikler ile birlikte yaz aylarında toplumun gündelik hareketleri de değişiyor. Havalar ısınıp günler uzadıkça dışarıda geçirdiğimiz zaman artıyor. Okulların kapanması, tatil gibi sebeplerle şehirlerdeki nüfus yoğunluğu azalıyor. Bu da virüslerin çoğalması için elverişli koşulların azalması anlamına gelebilir. Gelelim bağışıklık sistemlerimize… Yaz aylarında vücutta artan C ve D vitamini gibi sebeplerle virüslere karşı mücadeleyi veren bağışıklık sisteminizin de genel olarak daha kuvvetli olduğu söylenebilir.

Son olarak da koronavirüsün etkileyebileceği insan sayısının zamanla azalıyor olması da bir etken olarak düşünülebilir. Yılın başında ortaya çıkan hastalık potansiyel olarak ulaşabileceği kişilerin bir kısmına geçen aylarda zaten bulaştığı için hastalığın ulaşabileceği insan sayısı da azalmış oldu. Bu durumda yaz aylarındaki yayılım hızının azalmasına dair iyimser bir öngörünün yolunu açıyor. Önce iklimsel faktörleri değerlendirelim. Yaz aylarının korona virüsün yayılmasını yavaşlatması ile ilgili beklentiler Singapur, Ekvador ve Brezilya gibi sıcak ve nemli yerlerde gerçekleşmedi ve salgın ciddi sonuçlar doğurdu, UV ışınlarının bazı virüsleri etkisizleştirdiğini biliyoruz. Fakat bu koronavirüsler için henüz kesinleşmiş değil. Üç çeşit UV ışını var ve sadece UVC koronavirüsler üzerinde etkili, insanlar için de zararlı.

UVC Ozon tabakası tarafından süzüldüğü için sadece UVA ve UVB ışınları yeryüzüne ulaşıyor.

Yüksek sıcakta ve özellikle güneşe maruz kaldığında dış tabakasındaki yağ tabakasını kaybedebiliyor ve bu da virüsün enfekte etme özelliğini yitirmesine sebep oluyor. Havaların ısınmasıyla birlikte insanların bağışıklık sistemlerinin kış aylarına göre dış koşullarla daha çok desteklendiği doğru. Fakat bağışıklığı halihazırda güçlü olan kişilerin de Covid-19 hastalığından etkileniyor olması bu konuda insan davranmak için erken olduğunu gösteriyor. Enfeksiyonun ilk sürecinde, virüs kendisini çok çoğaltıyor. Normal sağlıklı bir  bağışıklık sistemi virüsü kontrol altına alabiliyor.

Ama bazı hastalarda işte o kontrol altına alamıyor tam olarak. Ve fazla bir bağışıklık sistemi tepkisi oluşuyor. Güçsüz bir bağışıklığı olduğundan değil, o bireylerde mesela özellikle yaşlılarda da bağışıklık sistemi fazla tepki veriyor. O fazla tepkiden dolayı Akciğerlerde kalpte bir tepki oluşuyor. Aslında bu virüsün yaptığı bir hasar değil. Tamamen aslında bizim vücudumuzun o gün virüsle savaşırken yarattığı bir tepkiden kaynaklı.

İnsanların dışarıda daha fazla vakit geçirdiği ve virüsün dışarıda daha etkisiz olduğu savına gelince; güzel havalarda daha fazla dışarıda olduğumuz doğru. Fakat bir yandan daha fazla klimalı ortamlarda bulunduğumuzda… Yapılan son çalışmalar klimaların yarattığı hava koridorlarının virüsün insanlara yayılmasını kolaylaştırdığını ortaya koydu. Alışveriş merkezleri olabilir, restoranlar olabilir, kafeler olabilir. Bunlar yine kapalı mekan oluyor ve içeride klima çalışıyor. Mesela Güney Kore, Tayvan, Çin Amerika‘dan gelen temas takibi araştırmalarından gördüğümüz şey ne kadar fazla kalabalık ve iç ortamda vakit geçirirsek o kadar fazla enfeksiyon riskimiz artıyor demektir.

Koronavirüs tespit edildiğinden bu yana bir sene bile geçmedi.

Dünyanın dört bir yanındaki laboratuvarlarda virüsü tanımlamak için çalışmalar devam ediyor. Birbiriyle çelişkili sonuçlar veren bir çok çalışma var. UV ışınları, yüksek nem gibi faktörler dış mekanlar için geçerli olabilse de yazın tercih edilen klimalı iç mekânların virüs üzerindeki etkisini konuşmak için çok erken. Ayrıca yeni virüslerin insanlara karşı önemli avantajlarından biri de henüz bağışıklık geliştirmemiş birçok kişinin varlığı. Koronavirüsün de halen bulaşabileceği milyarlarca insan var.

Bu virüsle uzun süre yaşamaya devam edeceğiz. Aşı bulunur ve her ülke nüfusunun en azından yarısı aşı olur ya da hastalığı atlatarak virüsü bağışıklık kazanırsa ancak o zaman önlemleri tamamen kaldırabiliriz.  Sonuç olarak yaz ayları virüse karşı bir parça etkili olsa da virüsün yayılması için esas elverişli şartlar hala fazlasıyla mevcut Bu sebeple yakın gelecekte el yıkamak sosyal mesafeyi gözetmek ve maske takmak gibi tedbirler hava ne kadar sıcak olursa olsun virüsle mücadelede çok daha kritik gözüküyor. Tabii bu süreçte en önemli adım da toplumun tüm bireylerinin sorumluluk alıp kendi tedbirlerini uygulamaya devam etmesi.

Sıradaki içerik:

Sıcak Havada Covid-19