e
sv

Sosyal Davranış ve Protokol II

Sosyal Davranış ve Protokol II
avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

Sosyal Davranış ve Protokol II. Toplumsal yaşamda sosyal davranış kurallarına uymak ve uygun davranmak; toplum içinde beraber yaşamanın, kurumsal yaşamda da başkalarıyla birlikte çalışmanın gereğidir. Bir insanın toplumsal ve kurumsal kurallara uygun davranması, onun sosyal bir varlık olmasının şartıdır. Bu yüzden toplum içinde yaşayan her insan kendiliğinden ve doğal olarak, içten ve samimi bir şekilde sosyal davranış kurallarına uymalıdır. Bu, her ülkede toplumsal ve kurumsal yaşamın temel ilkesidir. Her ülkenin ve yörenin kendine özgü sosyal davranış biçimleri olduğu için, sosyal davranış kuralları ülkeden ülkeye, yöreden yöreye biçimsel farklılıklar gösterir.

Öyle ki, bir ülkede ya da yörede saygı olarak kabul edilen bir davranış, başka bir ülkede ya da yörede saygısızlık olarak kabul edilebilir. Çünkü her ülkenin sosyal davranışlarını oluşturan farklıdır ve bu farklılık sosyal davranış biçimlerini de etkiler. Her ülkenin ve yörenin kendine özgü sosyal davranış biçimleri vardır. Sosyal davranış kuralları ülkeden ülkeye, yöreden yöreye biçimsel farklılıklar gösterir. Öyle ki, bir ülkede ya da yörede saygı olarak kabul edilen bir davranış, başka bir ülke ya da yörede saygısızlık olarak kabul edilebilir. Çünkü her ülkenin sosyal davranışlarını oluşturan sosyal, kültürel, ekonomik, etnik, coğrafi, fiziki, beşeri, dinî, siyasi ve hukuki yapısı farklıdır.

Sosyal Davranış ve Protokol II

Sosyal Davranış ve Protokol II

Örneğin; günlük sosyal yaşamda hanımlar önce gelirken; resmî yaşamda ise makam ve unvan sahibi üstler önce gelir. Bu yüzden resmî alanda hanım bir ast, erkek üstüne saygılı olmalı; sosyal alanda erkek bir üst, hanım olan astına saygılı olmalıdır. Bu nedenle, protokol ve sosyal davranış kurallarını daima yerinde uygulamak gerekir. Başka bir örnekte ise Türkiye’de insanların sevdiklerinin, özellikle küçüklerin saçını okşaması sevgi göstergesi iken, Budizmin yaygın olduğu ülkelerde başa dokunmak saygısızlık olarak kabul edilir. Türkiye’de büyüklerin elini öpmek saygı, büyüklerin küçükleri yanaklarından öpmesi sevgi, eşitlerin yanaktan öpüşmesi ise samimiyet ifadesidir.

Bazı Batı Avrupa ülkelerinde, tanışılan bir hanımı öpmek nezaket gereği kabul edilirken bazı Doğu ülkelerinde hanımın elini sıkmak veya yüzüne bakmak bile doğru değildir. Öte yandan Türkiye’de resmî bir ziyaretçiye çay veya kahve ikram etmek konukseverlik olarak düşünülürken, Fransa’da bunun iş düzenine aykırı olduğu kabul edilir. Özel ve sosyal yaşamda, resmî alanda ve iş ortamında konuşulan, söz yöneltilen kişi ve topluluklara hitap çok önemlidir. Çünkü karşı tarafa yöneltilen hitabın mutlaka doğru olması gerekir. Hitap, iletişimin ilk aşamasıdır. Bu yüzden doğru hitap etkili iletişimi başlatır; yanlış hitap saygısızlık kabul edilir ve iletişimi olumsuz etkiler.

“Resmî toplantı ve törenlerde devlet ve hükûmet adamlarına ve yöneticilere daima unvanlarıyla hitap edilir.”

Sayın Bakan, Sayın Genel Müdür, Sayın Emniyet Müdürü gibi. İlke olarak; sosyal yaşamda Genç yaşlıya, küçük büyüğe; yeni gelen orada olanlara, önce selam verir. Selam alan kişi de karşılık vermelidir. Aynı yaşta, aynı düzeyde olanlar ise birbirlerini beklemeksizin selamlaşmalıdır. Tanıtma ve tanıştırma kamusal, kurumsal ve sosyal yaşamda resmî ve sosyal ilişkilerin başlangıcını oluşturur. Bu yüzden sosyal yaşamda ve iş ortamında kendini veya başkasını tanıtma önemli bir protokol konusudur. Ancak tanıtma ve tanıştırma biçimleri özel, sosyal ve resmî ortamlarda farklılık gösterir.

Özel ortamda kişi kendini ve başkasını adıyla; sosyal ortamda adı ve soyadıyla; resmî ortamda unvanı ve adı – soyadıyla tanıtmalıdır. Özel ve sosyal ortamda kişinin kendini veya başkasını yalnızca unvanıyla tanıtması kendisinin veya tanıştırdığı kişinin unvanıyla övünmesi anlamına gelir. El sıkma sosyal yaşamda ve iş ortamında önemli ve etkili bir iletişimsel davranıştır. El sıkma, insan ilişkilerinde güven, sevgi ve samimiyet belirtisi olan bir tür selamlaşma biçimidir. Bu yüzden el sıkma canlı ve içten olmalı; el paralel tutulmalı; sıkılan el avuç içine alınmalı, fakat fazla yumuşak veya sert değil hafif hissettirilmelidir.

El sıkma esnasında göz teması kurulmalı ve bir-iki söz söylenmelidir. El sıkma iki saniyeden az, beş saniyeden fazla sürmemeli, pazarlık yapar gibi kol sallanmamalıdır. El öpme; Anadolu İslam kültüründe, geleneksel olarak küçüğün büyüğe saygı sunumudur. Bu yüzden aile büyükleri ile aileye yakın büyüklerin, saygı duyulan yaşlı kişilerin, öğretmenlerin ve din adamlarının kadın-erkek ayrımı yapılmadan elleri öpülür. Geleneksel tarzda el öpme, genel olarak bayramda, özel ve samimi ilişkilerde uygulanır. El öpmek için dudak, eli öpülecek kişinin sağ elinin orta parmağının üstüne yaklaştırılır; dudak dokundurulur, öper gibi yapılır, sonra baş hafifçe eğilir ve alına götürülür.

Elini öptürmek için uzatan bir hanımın ve yaşlı bir erkeğin elini öpmek saygı gereğidir. Yanaktan öpüşmek Türkiye’de; Akdeniz, Yakın ve Orta Doğu ülkelerinde karşılama ve uğurlamada uygulanan samimiyet ifadesidir. Özel veya sosyal ortamda büyüklerin küçükleri yanaklarından öpmesi geleneksel bir sevgi ifadesidir. Ayrıca tanıdık, dost veya akraba olan, yaş veya statü bakımından eş düzeyde bulunan erkeklerin ve hanımların karşılama, karşılaşma, ayrılma ve uğurlamada birbirlerini yanaklarından öpmeleri nezaket göstergesidir.

Teşekkür etmek, sosyal yaşamda ve iş ortamında saygı ve nezaket gereğidir.

Bu yüzden sosyal hayatta ve iş ortamında; sevinç ve mutluluğu ya da üzüntü ve acıyı paylaşana, kendisini atayana veya seçene, otelde ve lokantada hizmet edene, kendisine bir şey öğretene kısacası hizmet, yardım ve iyilik edene teşekkür edilmelidir. Teşekkür içtenlikle ve tebessümle edilmeli; teşekkür edilen ise edene “Bir şey değil”veya “rica ederim”, şeklinde bir karşılık vermelidir. Sosyal yaşamda ve iş ortamında güzel ve etkili konuşma becerisi kadar, konuşma konusunda saygı ve nezaket de önemlidir. Çünkü bir kişinin bilgi birikimi, saygı ve nezaketi, konuşma ve dinleme sırasında ortaya çıkar.

Özellikle dinleme, kişiye duyulan saygıyı gösterir. İlke olarak hanımlara, yaşça büyüklere, üstlere, resmî kişilere ve yeni tanışılan kişilere adıyla hitap edilmemeli; resmî kişilere unvanıyla, adı ve unvanı bilinmeyen kişilere ise “hanımefendi veya beyefendi” diyerek hitap edilmelidir Çağımızda telefonla iletişim resmî ve sosyal yaşamda zorunlu bir gereksinimdir. Ancak telefonda konuşmak yüz yüze konuşmaktan daha zordur. Çünkü yüz yüze konuşmada göz teması, mimik ve jestler de kullanılırken telefonda konuşmada kullanılan yalnızca sestir. Bu yüzden sesi doğru kullanmak ve konuşurken doğal ve içten olmaya özen göstermek gereklidir.

Sosyal Davranış ve Protokol II

Toplumsal yaşamda sosyal davranış kurallarına uymak ve uygun davranmak; toplum içinde beraber yaşamanın, kurumsal yaşamda da başkalarıyla birlikte çalışmanın gereğidir. Bir insanın toplumsal ve kurumsal kurallara uygun davranması, onun sosyal bir varlık olmasının şartıdır. Her ülkenin ve yörenin kendine özgü sosyal davranış biçimleri vardır. Sosyal davranış kuralları ülkeden ülkeye, yöreden yöreye biçimsel farklılıklar gösterir. Çünkü her ülkenin sosyal davranışlarını oluşturan sosyal, kültürel, ekonomik, etnik, coğrafi, fiziki, beşeri, dinî, siyasi ve hukuki yapısı farklıdır. Öyle ki, bir ülkede ya da yörede saygı olarak kabul edilen bir davranış başka bir ülke ya da yörede saygısızlık olarak kabul edilebilir.

Sıradaki içerik:

Sosyal Davranış ve Protokol II