e
sv

Türkiye Doğalgazla Yeniden Doğuyor

Türkiye Doğalgazla Yeniden Doğuyor
avatar

Devletsel

  • e

    Mutlu

  • e

    Eğlenmiş

  • e

    Şaşırmış

  • e

    Kızgın

  • e

    Üzgün

Türkiye Doğalgazla Yeniden Doğuyor. Türkiye inanılmaz bir fırsatın eşiğinde… Tüm dünya korona ile mücadele ederken Türkiye eski hedeflerinden vaz geçmiyor. Avrupa’da Korona’nın bulaştığı büyük ülkeler arasında sağlık sistemi çökmeyen tıbbi malzeme açığı olmayan tek ülke şu an Türkiye. Türkiye hem salgını çok geç aldı hem de çok kısa sürede kontrol altına alındı. Tabi ikinci dalga olmazsa şimdilik işler yolunda. Tüm ülkeler içine kapandı. Türkiye ise hem Suriye’de hem Libya’da hem de Akdeniz’de planlarını gerçekleştirmek için mücadeleye aynı hızla devam ediyor. Çünkü bu organizma Türkiye’yi şimdilik yıkamadı.

 

Petrol fiyatları son otuz kırk yılın en düşük noktasında. Amerika’da eksi kırk fiyatını gören petrole bu kadar düşük talebin olması Akdeniz’de petrol doğalgaz arayan Türkiye için çok büyük bir fırsat oluşturmuş durumda. Zarar eden petrol şirketleri için artık Akdeniz’de gaz aramak eskisi kadar cazip gelmiyor… Akdeniz sahasında ilginç gelişmeler yaşanıyor, birçok şirket bırakmaya başladı.

Türkiye Doğalgazla Yeniden Doğuyor

Akdeniz için Libya ile anlaşma yapan Türkiye burada da Hafter’i son günlerde püskürtmeye başladı.

Bugün Libya hükümeti Hafter’in havalimanlarına ve silah mühimmat depolarına saldırı düzenledi. Türkiye oyun kurmaya daha yeni başlıyor…Her şey sadece dört ay önce başladı. Dünya çalkalanmaya başladı . Bir canlı türü dünyayı son yüzyılın en büyük kaoslarından birine sevk etti. Dünyada çok büyük bir ekonomik kriz bekleniyor. 1929 krizinden daha büyük olacağı bile konuşuluyor. Hele de bu uzun sürerse bilançonun ağırlığı katlanacaktır. Türkiye aldığı önlemler sayesinde diğer ülkelere göre oldukça iyi durumda. Ama tabi ki de Türkiye’nin de zayıf tarafı ekonomi.

Türkiye korona ile mükemmel mücadele etti ama koronanın ard dalgası olan ekonomik dalgalanma Türkiye’yi daha fazla yıpratıyor ve yıpratacaktır.

Özellikle zayıf olan para birimimiz en çabuk savrulan unsur oluyor. Neyse ki petroldeki düşüş sebebiyle enflasyonda eskisi gibi bir patlama olmama ihtimali var. Türkiye Akdeniz’de petrol ve doğalgaz aramak için üç tane sondaj gemisi aldı. Dördüncüsü de gelecek. Fatih, Yavuz ve Kanuni isimlerini verdiği bu arama gemilerine Osmanlı’nın en parlak döneminin şahlanış döneminin padişahlarının adlarının verilmesi tesadüf değil. Yeni bir şahlanış hedefleniyor. Türkiye bilindiği üzere petrol ve doğalgazda neredeyse tamamıyla dışa bağımlı bir ülke. Bu bizim için inanılmaz riskli bir durum. Ekonomideki sallantının ana sebeplerinden birisi de budur.

Türkiye doğalgazda yüzde doksan sekiz gibi bir oranla Rusya, İran ve Azerbaycan gibi ülkelere bağımlı durumda. Bunun yarısı da Rusya. Türkiye aldığı gazın yarısını Ruslardan temin ediyor. Türkiye’nin hedefi öncelikle bunu azaltmak.

Ruslara olan bağımlılığı düşürmek.

Suriye’de son yaşananlardan sonra bu hayati derecede önemli hale geldi. Heleki birkaç yıl önce Rusya ile yaşadığımız uçak krizinde herkesin aklına aynı soru gelmişti… Ruslar gazı vermezse ne olacaktı? Evlerimizde üşüyerek mi kışı geçirecektik? Bunun ne kadar önemli bir konu olduğunu görebiliyor musunuz? Türkiye o olaydan sonra diğer ülkelerden aldığı gazı arttırmaya çalışıyor öncelikle. Akdeniz’de neler yaşanmıştı? Hangi anlaşmalar imzalanmıştı hatırlayalım.

Türkiye’yi Akdeniz’de oyun dışında bırakmaya çalışıyorlar. Ürdün ve Mısır arasında da doğalgaz ticaret anlaşması var. Ülkeler arasında bu ve benzeri yapılan ikili anlaşmaların yanı sıra, bölgedeki enerji stratejisi kapsamında atılan en büyük adım, Akdeniz’e kıyısı olan yedi ülkenin, Kıbrıs, Yunanistan, İsrail, İtalya, Ürdün, Filistin ve Mısır’ın bu yılın başında oluşturduğu Doğu Akdeniz Gaz Forumu oldu. Bu forumun amacı bölgesel bir doğal gaz piyasası oluşturmak ve rekabetçi fiyatlar sunabilmek için altyapı maliyetlerini azaltmak olarak tanımlandı.

Türkiye’nin bu ittifak içinde yer almaması, Ankara’yı bölgesel ittifakların dışına iten veya Ankara’nın bölgesel politikaları nedeniyle dahil olamadığı bir adım olarak görülüyor. Gaz Forum’un merkezi Ankara’nın 2013 yılındaki askeri darbeden bu yana ilişkilerinde ağır bir diplomatik kriz yaşadığı Kahire’de bulunuyor. Gaz Forumu resmi olarak bütün ülkelere açık, ancak eylül ayında Kahire’de yapılan toplantıda, Türkiye, Lübnan ve Suriye’den temsilciler yer almadı.

Türkiye bu antlaşmalar karşısında sessiz kalmadı, kalamazdı! Çünkü hem Akdeniz’e kıyıdaş olan ve neredeyse bu ülkeler arasında en uzun sınıra sahip olan kendisi için hem de Akdeniz’in tam ortasında gaz bölgelerinin doğrudan etki alanındaki Kıbrıs Türklerinin yok sayılmaması için adım atmaya başladı. Türkiye bölgeye donanmasını gönderdi. Kıbrıs’taki askeri varlığını artırdı yeni olarak siha üssü kurdu. Ayroca petrol arama gemilerini yıllar öncesinden satın alan Türkiye bu alanlarda Rumların hak iddia ettiği bölgeler de dahil olmak üzere gaz aramaya başladı. Tabi ki diğer ülkelerden tepkiler gelmeye başladı.

Bu zaten beklenen bir durumdu.

Bu bağlamda en sert tepki Güney Kıbrıs’ın da bir parçası olduğu Avrupa Birliği’nden geldi. Türkiye’ye yaptırım uygulama kararı alan AB, Türkiye ile üst düzey temasları ve Kapsamlı Hava Taşımacılık Anlaşması müzakerelerini askıya alacak, Türkiye’nin AB’den 2020’ye kadar alması öngörülen 145 milyon Euroluk mali fonlarda kesinti gidecek. En ilginç tavır Rusya’dan geldi. Rusya Türkiye ile o sıralarda S400 anlaşması yapmakla meşguldü. Bu silahları Türkiye ile anlaşma imzalanıp satış gerçekleşene kadar Akdeniz konusunda sessiz kaldı ılımlı söylemlerde bulundu.

Türkiye s400 anlaşması yaptıktan sadece üç gün sonra Rusya Türkiye’nin Akdeniz’deki tek taraflı adımlarından kaygı duyuyoruz diye açıklama yaparak gerçek yüzünü gösterdi. Akdeniz bölgesinde kesinleşmiş gaz yatakları da bulunuyor. İsrail, Mısır ve Güney Rum yönetimi bazı yataklardaki gazı kesinleştirdi. Miktar konusu muhtelif olsa da gazın varlığı biliniyor. Mısır kendi yataklarında yaklaşık bir trilyon metreküplük bir rezerv buldu. Bu 35 trilyonla dünya lideri olan Rusya’nın tüm rezervinin yaklaşık kırkta biri kadar.

Türkiye Doğalgazla Yeniden Doğuyor

Petrol yataklarıyla meşhur olmayan nadir Arap ülkelerinden biri olan Mısır da artık böylece gaz alanında rezerve sahip olmuş olacak.

Doğalgazı bulunan ülkeler arasına giren Mısır, İsrail İle kendi aleyhine anlaşma imazalamıştı. İsrail de kendi alanlarında yaklaşık yarım trilyon metreküplük rezerv buldugunu belirtmişti. Rum tarafı da bunun kadar bir deger ilan etmişti. Bunlar sadece birkaç bölgede bulunan gazlar. Diğer alanlar henüz bakir. Petrol fiyatları yirmi dolarları gördü son otuz kırk yılın en düşük seviyeleri bu fiyat. dünyanın belki de yarısı evlerine kapandığı için artık petrole gaza ihtiyaç yarı yarıya düşmüş durumda. Kimse araba kullanmadığı için petrol tüketilmiyor. Petrol fiyatları petrol şirketlerini büyük zararlara uğratmış durumda.

Akdeniz’deki İtalyan ENİ yüzde doksana varan kar düşüşü yaşadı. Bu riske girip Akdeniz’de petrol aramak maliyet açısından mantıklı gelmiyor. Türkiye de düşük ihtimalli alanlarda arama faaliyetini bir ile beş yıl ertelemeyi konuşuyor. Bu kriz bittikten sonra petrol tekrar uçuşa geçecektir bundan kimsenin şüphesi yok. Tabi eski seviyeleri görür mü ya da ne zaman görür bu arz taleple ilgili bir durum. Gaz fiyatları petrol kadar sert düşmese de onda da büyük düşüşler var. Akdeniz’de Rumlarla petrol arayan şirketler çok büyük zararlar ettiği için ve petrole gaza olan talep inanılmaz düştüğü için şu an Akdeniz’de gaz aramaya verebilecek kaynakları kalmadı. Şirketler bir bir çekilmeye başladı. Zaten daha önce de Türkiye’nin tehditleri sebebiyle çekilenler vardı. Şİmdi kalanlar dağıtmaya başladı. Bu Türkiye için büyük bir fırsat.

Bu şirketlerin çekildiği bölgeyi eskisinden çok daha rahat bir şekilde dömine edebileceği anlamına geiyor.

Türkiye petrol fiyatları eski seviyelerini görmeden Akdeniz’de hak iddia ettiği alanların tümünde çok daha sağlam şekilde kurulmalı. Buradalarda üsler de kurarak gemilerini konuşlandırması gerekiyor. Her şey eskisi gibi olduğunda artık bölgeden atılamayacak kadar sağlam basmalıyız zemine. Koronanın çıkması Türkiye’yi bölgede daha da güçlendirmiş durumda. Büyük güçler şimdi etkisini azaltmaya başlıyor herkes kendi derdinde. Ruslarda geç başlasa da patlama yapıyor. Türkiye’den daha fazla nüfusa sahip oldukları için bunun dezavantajını yaşayacaklardır. Rusyada vakalar geç artmasına rağmen birden bire inanılmaz bir hızla yükseldi.

Patlama yapıyor Türkiye’yi şimdiden geçmiş durumda. Bu aslında bir şeylerin ya bilinmediğı ya dağızlendiğı anlamına geliyor. Rusya aynı anda iki darbe yiyecek. Hem koronadan hem ekonomiden. Ekonomideki darbesi çok daha büyük ve yıkıcı çünkü ekonomisi petrole bağımlı. Rusya’nın zayıflaması Türkiye’nin bölgede güçlenmesini sağlar, Ruslar ne kadar zayıflarsa Suriye’de Libya’da bizim en çok uğraştığımız ülke olduğu için bizim için iyi olacaktır maalesef uluslararası ilişkiler böyledir. Emin olun aynı şeyi tüm ülkeler de diğerleri için düşünüyor. Türkiye Libya’yı da ihmal etmiyor. Akdenizdeki anlaşmamız için çok kritik olan Libyadaki gücünü arttıran Türkiye Hafte’re darbe üstüne darbe vuruyor. Ülkedeki dengeler bir anda tepetaklak oldu. Şimdilik iyi gidiyor tabi şartlar aniden değişebiliyor. Hazırlıklı olmakta yarar var.

 

Sıradaki içerik:

Türkiye Doğalgazla Yeniden Doğuyor